Kabul Olunmayan Dua

Aşağa gitmek

Kabul Olunmayan Dua

Mesaj  beyazdilekce Bir 2008-11-08, 20:00

Varolan her şeyi noksansız bir yaratış ile yaratan Allah, insanoğlunu da bedenen ve ruhen mükemmel bir şekil ile yaratmıştır. Öyle ki, Allah insana kendi ruhundan üflemiştir (1). Yarattığı bu insan denen varlığa merhamet, şefkat gibi en güzel erdemleri ve en ulvi duyguları bahşetmiştir. İnsan bu duygular sayesindedir ki diğer insanlara ve tüm diğer mahlukata iyilik penceresindan bakmayı becerebilir ve onların iyiliğini ister. Şefkat, merhamet gibi bu ulvî duygular, insanoğlunun kadın cinsinde daha yoğun bir şekil sergiler. Ondandır ki kadınlar daha yufka yürekli, daha bir merhametli ve ondandır ki anne kelimesinin içi dopdoludur. Bu anne ki çocuğunun başı ağrısa kendisi uyuyamaz. Çocuğuna olan sahiplenme / kendi bilme duygusunun mahiyeti, yavrusuna gelecek derdi kendisine gelmesini tercih edecek boyuttadır. Çocuğunun başına en ufak bir kötülük gelmesini istemez. Kötü olanı çocuğun kendisi istese bile buna ne pahasına olursa olsun karşı durur. Çocuğu bu hali beğenmese de bu böyledir. Annelik başka türlü davranmaya izin vermez. Evin 15 yaşındaki çocuğu olan Ahmet annesinin yanına gelir. -Anne der, bana da Mehmet Abi'nin motorsikletinden alır mısınız? -Olmaz alamayız Ahmet der, anne. Daha motorsikletin alınmama sebebini bile öğrenmeden kapıyı vurur çıkar dışarı Ahmet. Hani delikanlı ya, hani hızlı yaşamalı ya. Herkesin anne-babası onların her istediklerini alıyorlar da Ahmet'in ailesi neden almaz ki Ahmet'in istediklerini. Her zaman istedikleri şeyler ya kabul görmüyor ya da sonra alırız deyip erteleniyor ne yapsın bu Ahmet şimdi. O isyan etmesin de kim isyan etsin. Oysa ki o anne biricik oğlu, ciğer parçası Ahmet'i henüz küçük olduğundan dolayı sakındığı için, isteğini geri çevirdi. Anneye göre biraz daha büyümeli idi oğlu. Bir insan, bir anne bile bu kadar merhamet ve sakınma duygusu gösterir çocuğu için doğru olanın ne olduğuna karar verir ve gereğini yapmak için her bedeli öder / ödemeye hazır iken hadi düşünelim. Allah acaba bizi ne kadar düşünüp, bizi nelerden koruyordur. Bizim için neyin, ne zaman daha hayırlı olacağını bilen Allah bizim isteklerimize nasıl icabet ediyordur acaba. Nasıl bir plan (2) ve program dahilinde gidiyordur, acaba bu işleri hiç düşündük mü? Geçenlerde bir arkadaş grubu içinde, bir tanesi "o kadar çok dua ediyoruz ama dualarımız neden kabul olmuyor?" dedi. İşte o anda tüm yukarıda geçen cümleler geldi aklıma. Ve düşünmeye devam ettim. Sorular sordum kendi kendime. Hep birlikte soralım kendimiz bu soruları. Duamda "acaba gerçekten doğru bir şey mi istedim?" "acaba benim için hayırlı olan, gerçekten de benim istediğim şey mi?" "acaba bu istediğim şey, şu an hayatıma girse, bu benim için doğru bir zamanlama mı?" "acaba sorumluluğunu taşıyamayacağım bir şey mi istiyorum?" "acaba hakikaten ben ne istediğimi biliyor muyum?" vs. vsr30; Bu soruları çoğaltmamız mümkün tabii ki. Ancak maksat hasıl oldu kanaatindeyim. Yaratılmış her şeyin otorite sahibi ve yegane hüküm koyucusu olan Allah, her şey ama her şey hakkında bir plan ve program koymuştur. Hiçbir şey tesadüfen olmaz, olamaz. Her şeyin bir plan ve program dahilinde gerçekleştiği varlık dünyasında kul olarak elbette Yaradan'dan isteklerimiz/dualarımız olacaktır. İstemek, yalvarmak bizden ama kabul edip, etmeme/kısa zamanda kabul etme ya da erteleyip doğru zamanda kabul etme Allah'tandır. Her şey bir denge, düzen ve plan üzerinedir. Bu mükemmel ahengin kurucusu Allah'tır. Olup biten her şey O'nun ol demesi iledir. Allah merhametlilerin en merhametlisidir. Bizim için neyin hayır neyin de şer olduğunu bizden daha iyi bilendir(3). O sebeple, ya o çok istediğimiz şeyler için ettiğimiz dualar kabul olsa ve bu istediğimiz şey aslında bizim için bir felaketse o zaman ne yapacağız? O zaman da daha önce neticesini bilmeden ısrarla istediğimiz ve bizim arzu etmediğimiz sonuçlar doğuran o ilk duayı tersine çevirmesini isteyeceğiz. Netice olarak, elbet dualarımız olacak ama neden kabul olmuyor diye farkında olmadan hesap sorucu bir pozisyona düşmeden en hayırlısını, en hayırlı zamanlar için isteyelim. Sonuçta imtihan dünyasındayız. Allah verdikleri ve vermedikleri içinde bizi imtihan etmekte. Kulluğumuzun kalitesi kabul olunan duaların sayısının çokluğu ile alakalı değildir. Kulluğun kalitesi takva bakımından üstün olmakla alakalıdır. Takvaya yakışan O'ndan gelene razı olup bulunduğumuz şartlar içinde nasıl daha iyi bir kulluk ederiz teslimiyetidir. ~~~*~~~*~~~*~~~*~~~ (1) Secde 32/9 ...sonra insanı şekillendirip ona ruhundan üfleyen Allah'tır. (2) Enfal 8/30 ...Allah plan kuranların en hayırlısıdır. (3) Bakara 2/216 ... ihtimaldir ki hoşlanmadığınız şey sizin hayrınızadır ve ihtimal ki sevdiğiniz
avatar
beyazdilekce
Admin

Mesaj Sayısı : 68
Kayıt tarihi : 04/11/08

Kullanıcı profilini gör http://beyazdilekcem.tr.gg

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Kabul Olunmayan Dua

Mesaj  mehase Bir 2008-11-10, 07:48

RASULULLAH'IN ÖĞRETTİĞİ ÇOK ÖZEL DUALAR


1-“Allâhumme eğınniy alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetik.”

“Allahım seni zikretmemi, sana şükretmemi ve güzel bir şekilde kulluk etmemi arttır, kolaylaştır.”
Bize göre çok değerli olan bu duayı bütün zikir formüllerimizin ilk sırasında yerleştiririz. Bu duayı bize Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Muâz bin Cebel vasıtasıyla öğretiyor.
Muâz bin Cebel radıyallâhu anh Resûl-i Ekrem'in yakın ashabından ve çok sevdiği zâtlardan biri, şöyle anlatıyor olayı:
-Rasûlullah sallallâhu aleyhivesellem bir gün elimi tutup bana şöyle dedi:
- Yâ Muâz. Vallâhi seni çok seviyorum! Sana bir şeyler tavsiye edeyim; onları her namazın sonunda (selâm vermeden) oku. Kesinlikle terketme! Şöyle dersin:
- Allahım, seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzel bir şekilde kulluk etmek için bana yardım et!
Efendimiz aleyhisselâm'ın sevgisini bu şekilde yeminle takviye ederek ifade ettiği bir zâta öğrettiği dua ne derece önemlidir, bunu takdirinize bırakıyorum.
2-“Allâhumme elhımniy rüşdiy ve eızniy şerre nefsiy.”

“Allahım bana rüşdümü İLHAM et nefsimin şer olacak davranışlarından sana sığınırım.”
İmran bin Husayn radıyallâhu anh müslüman olduktan sonra gelip Rasûlullah sallallâhu aleyhiveselleme sordu.
-Müslüman olursam bana (çok faydalı olacak) iki kelime öğreteceğini vaad etmiştin yâ Rasûlullah..?
-"Şöyle dua et yâ Husayn. Allahım bana rüşdümü ilham et, nefsimin şer olacak davranışlarından sana sığınırım"
İşte bu hadîs-i şerîfteki işaret üzere, biz genellikle günlük zikirler arasında günde üç yüz defa bu duanın yapılmasını çok faydalı buluruz ve dostlarımıza tavsiye ederiz!

Allâhumme inniy es’elûke hubbeke ve hubbe men yuhıbbuke.”

“Allahım senden aşkını, seni sevenleri sevmeyi dilerim.”
Ebû Derda Hazret-i Rasûlullah'ın Dâvud peygamber için -İnsanların en çok ibâdet edeniydi- dedikten sonra şöyle anlatıyor:
-Dâvud'un duasında sözü şuydu:
Allahım senden seni sevmeyi, seni seveni sevmeyi, senin sevgini ulaştıracak ameli sevmeyi dilerim. Allah'ım, sevgini bana nefsimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevgili kıl!
Kezâ yukarıda görülen dua da başta gördüğünüz tavsiyelerimiz, dua listemiz içinde yer alan bir duadır. Daha ne diyelim ki!


4-“Allâhumme inna neseluke min hayri ma seeleke minhu nebiyyuke Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem ve neuzü bike min şerri ma esteaze minhu nebiyyuke sallallâhu aleyhi ve sellem ve ente MÜSTEAN!”

“Allahım Nebîn Muhammed aleyhis-selâm hayırdan neler istemişse senden ben de onları isterim; şerden nelerden sığınmışsa sana, ben de onlardan sana sığınırım. MÜSTEAN (yardım istenilen - yardım eden) sensin!”
-Ebû Umame radıyallâhu anh anlatıyor:
-Bir gün Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem uzun bir dua etti ki, bundan hiç bir şey ezberleyemedik. Bunun üzerine dedik:
-Yâ Rasûlullah öyle uzun bir dua ile dua ettiniz ki, biz bundan bir şey ezberleyemedik..?
Bunun üzerine buyurdu ki, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
-Size bütün bu duayı toplayan bir şey göstereyim mi? Şöyle dua edersiniz:
"Allahım Peygamberin Muhammed'in hayırdan dilediklerinin aynısını ben de dilerim; Peygamberin Muhammed'in şerden sığındığı şeylerden biz de sana sığınıyoruz. Yardım istenecek sensin. Varış sanadır. Kuvvet ve kudret ancak Allah iledir".
Bütün istekleri ve de sığınılacak şeyleri içine alan en özlü duayı yukarıdaki şekilde gene Efendimiz Rasûlullah sallallâhu aleyhivesellem bize öğretiyor. Artık bu duayı da etmeyene diyecek söz yok!

5-“Yâ mukallibel kulûb sebbit kalbiy alâ diynike”

“Ey kalbleri dilediği tarafa döndüren, kalbimi dinin üzere sabitle!”
Ümmü Seleme radıyallâhu anhaya soruldu:
- Ey müminlerin annesi, senin yanında olduğu zaman Rasûlullah’ın en çok duası ne idi?
Rasûlullah’ın kutlu zevcesi Ümmü Seleme radıyallâhu anha anlattı:
- Resûl-i Ekrem'in en çok yaptığı dua şu idi:
“Ey kalbleri çeviren, kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!”
Bunun üzerine sordum:
- Senin duanın en çoğu, neden, Ey kalbleri çeviren kalbimi dinin üzerine sâbit kıl, duasıdır?
Resûl-i Ekrem buyurdu ki:
- Yâ Ümmü Seleme, gerçek şu ki, kalbi Allah’ın iki parmağı arasında olmayan insan yoktur. Dilediğini sebat ettirir, dilediğini de kaydırır."
Yükselen burcu ya da ayı, ikizler, yay, başak ve balık olanlara bu dua kesinlikle tavsiye edilir.

6-“Allâhumme innâ nec’âluke fiy nuhurihim ve neuzü bike min şurûrihim.”

“Allahım, senin, onların karşısına çıkmanı ister; onların şerlerinden sana sığınırız.”
Efendimiz, Rasûlullah salla’llâhu aleyhivesellemin öğretmekte olduğu bu dua son derece önemli ve üzerinde dikkatle durulması zorunlu bir niyazdır! Niçin bu böyle.?
İnsanın, karşılaştığı tehlikeli olaylara ya da kişilere karşı, kendi beşerî imkânları ile mücadele vermesi son derece doğaldır.
Allah’tan yardım isteyip O’na yönelmesi de doğaldır.Ancak bu duada bir incelik vardır ki, ona çok dikkat etmek gerekmektedir. Efendimiz bu dua ile, kendilerinin yerine, ilâhî güçlerin karşılık vermesi için niyazda bulunuyor. Bu ilâhî güç, dışarıdan o kişiler üzerine karşı çıkabileceği gibi, kendilerinden de zuhur edebilir.
Nitekim böyle bir duruma işaret şu âyet-i kerîmenin ışığında olayı anlamaya çalışırsak, meseleyi çok daha kolaylıkla çözeriz:
"Attığın zaman sen atmadın, ALLAH ATTI"! (8-17)
İşte aynı şekilde, Allah’ın karşı çıkması için niyaz ediliyor burada da. Bu konuyu daha fazla açmak istemiyorum. Arzu eden anlamaya gayret göstersin!



7-“Allâhumme ahricniy min zulûmatil vehmi ve ekrimniy binûril Fehmi”

“Allahım VEHİM karanlığından beni çıkart ve nurunla anlayış ikram et!”
Tasavvuf yolundakilerin bileceği gibi, insan için en büyük belâ "VEHİM" hükmü altında kalmaktır. Allah’tan insanı ayrı düşüren en büyük perde "VEHİM" perdesidir.
"VEHİM" perdesi kalkıp, Allah Nûru ile anlayış ikram olan kişi derhal Allah’a erer, YAKÎN sahiplerinden olur! Bunun, ne derece büyük bir nimet olduğunu, ancak bu nimete ermişler bilebilir!
Şayet, dünyada yaşarken "VEHİM"den kurtulup "YAKÎN"e ermek istiyorsanız, mutlaka, en az günde yüz defa bu duaya devam ediniz.
avatar
mehase

Mesaj Sayısı : 19
Yaş : 47
Kayıt tarihi : 09/11/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Kabul Olunmayan Dua

Mesaj  beyazdilekce Bir 2008-11-14, 19:34

Allah razı olsun ablam emegine saglık.. flower flower flower
avatar
beyazdilekce
Admin

Mesaj Sayısı : 68
Kayıt tarihi : 04/11/08

Kullanıcı profilini gör http://beyazdilekcem.tr.gg

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz